Herkes biliyor ama aslı astarı nedir, organik tarım nasıl, nerede, ne zaman ve hangi koşullar altında yapılır? Tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz bir yazıyla karşınızdayız, hazırsanız başlayalım…

Eski Sovyet ülkelerinde yılbaşında mandalina yemek bir adet halini almıştı. Bu yüzden mandalina yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi haline gelmişti. Peki, neden mandalina eski Sovyetler ülkeleri için sadece yılbaşı veya kışa ait bir meyveydi? Çünkü o zamanlar Sovyet ülkeleri dışarıdan hiçbir şey ihraç etmedikleri ve mandalina sadece üye ülkelerde üretildiği için mandalinanı sadece yetiştiği mevsimde yemek zorunda kalıyorlardı. Şimdi ise hiçbir eski Sovyet ülkesi insanı için mandalina kışa ait bir meyve değil. İlkbaharda bile mağaza raflarında duran bu meyvenin belki de yeni nesiller için bir mevsimi yok.  Peki, bunun nedeni nedir? Günümüzde kimyasal gübreler sayesinde topraktan sadece bir mevsimde bir veya iki kere değil,  defalarca mahsul elde edilebiliyor. Ürünlerde artan bu çeşitlilik istenilen mevsimde sofraların daha uygun fiyatlarla, daha dolu olmasına neden olsa da uzun vadede sağlığımızda ve doğada yarattığı etkiler korkutucu. Buna karşılık olarak sağlığımızı ve aynı zamanda çevreyi korumak istiyorsak, insanoğlu olarak organik tarıma yönelmemiz gerekiyor. 

Organik Tarım Nedir?

Organik Tarım Nedir?

Organik tarım 20. yüzyılda başlayan ve insanoğlunu ilk ve doğal tarım yöntemlerine yönlendiren bir yetiştirme şeklidir. Organik tarımda kesinlikle hiçbir kimyasal gübre veya pestisit kullanılmaz. Organik tarım kanunları 1972 senesinde kurulan Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu tarafından denetleniyor. Böylelikle hiç kimse organik ürün başlığı altında kimyasal müdahile görmüş ürünleri satamıyor. Organik tarımda yetiştirilen ürünlere hızlı yetişmeleri için hiçbir kimyasal madde verilmiyor ve meyve ve sebzeler kendi doğal ortamlarında yetişiyorlar. Bu yüzden organik yetiştirilen ürünler tek şekilde ve boyutta olmazlar. Buna rağmen tatları ve aromaları kimyasalla yetiştirilmiş ve şekilleri güzel ürünlerden kat kat daha güzel oluyor. Bir elmanın içinde kurt olduğunu görüyorsanız onun bozuk olduğunu düşünmeden önce organik olduğunu fark edebilirsiniz. Çünkü dünyada insandan başka hiçbir canlı bilerek kendine zarar verecek kimyasalla yetişmiş ürünleri tüketmez. 

Organik Tarımın Faydaları Nelerdir?

Organik Tarımın Faydaları Nelerdir?

Üretim esnasında hiçbir kimyasal gübre veya pestisit kullanılmadığı için gönül rahatlığı ile tüketebilirsiniz. Yetişme ve olgunlaşma sürecini doğal şekilde tamamlayan meyve sebzelerin vitamin oranı kimyasalla ve kısa sürede gelişmiş meyve ve sebzelere göre daha fazla oluyor. Özellikle çocukların gelişimi açısından organik ürünlerin önemi çok fazla. Besin değeri yüksek olan bu ürünler büyüme çağındaki çocukların gelişimi için tam bir vitamin deposu değerinde. Organik olmayan ürünlerde bulunan kimyasal maddeler uzun vadede insan vücudunda geri dönüşüm olmayan hasarlar yaratabilecek kapasitede. Kimyasal gübreler sadece tüketici için değil aynı zaman da üretici için de büyük tehlike arz ediyor. Her yıl 3 milyon çiftçi kimyasal gübreler yüzünden zehirleniyor ve zehirlenenlerin üçte ikisi maalesef hayatını kaybediyor. Organik tarım aynı zamanda ekosistemin doğallığını koruyor. Kimyasal gübreler sadece ürünleri uzun ömürlü yapmıyor aynı zamanda toprakta bulunan faydalı diğer bitkiler ve solucanlar gibi canlı türlerini de öldürüyor. Uzun vadede ise bu solucanlarla beslenen diğer canlıların da yaşamlarını etkiliyor. Ayrıca doğal organik tarım toprağın erozyona uğramasını ve toprağın kalitesinin düşmemesini engelliyor. Böylelikle toprak uzun yıllar boyunca sağlıklı ürünler yetiştirmek için elverişli oluyor. 

Organik Tarımın Zararları Nelerdir?

Organik Tarımın Zararları Nelerdir?

Sıraladığımız faydaları yanı sıra bazı negatif yanları bulunuyor tabi ki de. Kimyasal gübre ile üretilen ürünler hem uzun süreli dayanıyor hem de miktar olarak daha fazla üretilebiliyor. Bu ise dünyanın birçok yerinden açlıkla savaşan insanların yardımına yetişiyor. Ayrıca organik tarım şu anda geliştirilme aşamasında olduğu için yeterince üretilemiyor. Üretilen ürün miktarı sınırlı ve yetiştirilmesi çok zaman ve emek talep ettiği için fiyatları yüksek. Bu yüzden herkes organik tarım ürünlerine ulaşamıyor maalesef. Organik tarım sertifikası alabilmek için ekilecek olan toprakta 3 sene boyunca hiçbir kimyasal gübrenin ve ürünün kullanılmamış olması, ayrıca 2 yıl boyunca hiçbir yangın olayının yaşanmamış olması gerekiyor. Bu ise sertifika almaya çalışan çiftçiler için bazı zorluklar yaratıyor. 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları